
Umre için Mekke’de bulunan Fevziye Camii Müezzin Kayyumu Ahmet Görgün Küçük ve İzmit kafilesinden selam var.

Recep Yıldız Başkanlığındaki Kocaeli Kandıralılar Derneği üyeleri, 4 Mart 2007 tarihinde bir trafik kazasında hayatını kaybeden Kandıra Kaymakamı Mehmet Sarıcan’ı Yalova’daki kabri başında andı.

Kandıra Ballar Köyü Muhtarı Yüksel Horos, Kocaeli Kandıralılar Derneği Denetim Kurulu Başkanı Ahsen Okyar’ı ziyaret etti.

Geçen hafta babasını kaybeden SCA Packagıng Ambalaj Sanayi AŞ Bakım Lojistik Müdürü Elektrik Mühendisi Ali Gezer’e taziye ziyaretleri devam ediyor.

Kocaeli Kandıralılar Derneğinin Şubat ayı yemekli toplantısında efsane Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in kızı Prof. Dr. Ayşe Güneş Ayata “Küreselleşen Dünya’da Yerellik; Kandıralılığın Bugünkü Anlamı” konulu tebliğini sundu.

Milli Takımımızın ve Fenerbahçe’nin başarılı file bekçisi Volkan Demirel eski takım arkadaşı İsmail Hakkı Buruş’un Başkanlığını yaptığı Kandıraspor’a malzeme yardımı yaptı.

1972 Yılında Düğmeciler köyünde çiftçi bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldim. İlkokulu Ortaköy ilkokulun da, Ortaokulu Akmeşe Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda, Liseyi İzmit Kuruçeşme Mehmet Akif Ersoy Lisesinde Okul birincisi olarak bitirdikten sonra Üniversiteyi Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinden 2000 yılında mezun oldum. 2000 yılında Kandıra Sinanlı Bilalli Sağlık Ocağında göreve başladım. Sırası ile Kandıra Araman Sağlık Ocağı, Kandıra Kefken Sağlık Ocağı, Kandıra Yarıaçık ceza ve Tutuk evi, Kandıra Devlet Hastanesinde görev yaptıktan sonra 2001 yılının Kasım ayında Kocaeli Devlet Hastanesi Acil servisinde çalışmaya başladım ve halen aynı yerde görevime devam etmekteyim. Evliyim ve bir kız evladım var.

Kandıra’lı bir anne (Ferhunde Hanım) ve Adapazarlı bir babanın (Mehmet Tevfik Bey) oğlu olarak 1942’de İstanbul Beykoz’da doğdum. Annem Ferhunde Hanım asil ve görgülü bir insandı. Ailemde en fazla annemle gurur duyarım…

05/04/1938 de Kandıralı, Yelkencioğlu ailesinin bir ferdi olarak, Kandıra da dünya ya geldi. Annesi Müfide, babası Müfit Yelkencioğlu idi.
İlk okulu Kandıra merkez (Akcakoca) ilkokulunda okudu.1948/49 ders yılında İstanbul da Galatasaray Lisesine daimi yatılı öğrenci olarak kaydoldu. Orta ve liseyi Galatasaray da tamamladıktan sonra 1958 de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine başladı. Bu dönemde Kandıra’da ailenin ticari işlerinde faal görev yüklendi. Kandıra Turizm derneğinde başkan olarak çalıştı. Babatepesinde, Akcakoca’nın mezarı, Uç bey tepesinde ki anıt mezarlar konusun da, araştırma çalışmaları başlatıldı, Kerpe, Kerpe kayalıkları, Kefken, Cebeci ve sahiller de, bilinçli fotoğraf çalışmalarında İzmit’li Fotoğraf Sanatcısı ‘Foto Cemal’ desteği sağlandı.

03.02.1965 Kabaağaç köyü Kandıra’da doğdum. İlköğretimimi Kabaağaç köyünde tamamladım. Ortaokulu Kandıra Orta Okulunda okudum. Sanayisinde askere kadar çalıştım. Askerliğimi acemi birliği Diyarbakır Silvan’da, usta birliği 23 Seyyar Jandarma olarak Gaziantep’te tamamladım. Askerden sonra Kadıköy Telefon Müdürlüğünde işe başladım. Evli ve 3 çocuğum var. İki kız bir erkek. Babam rahmetli olduktan sonra Kandıra Türk Telekom Ofisine tayin istedim. Halen orada çalışmaktayım.

1949 Kandıra – Özbey Köyü doğumluyum. İlkokulu Kandıra Akçakoca İlkokulunda, ortaokulu, Kandıra Orta Okulunda tamamladıktan sonra, lise eğitimimi Ankara Kadastro Lisesini bitirdim. Daha sonra Yıldız Üniversitesi Harita Mühendisliği bölümünü kazanarak yüksek öğrenimimi İstanbul’da tamamladım.

Yine bir Kaymakamlar kararnamesi dönemiydi. Uzun süredir de rahmetli Mehmet Sarıcan’ın vefatından sonra Kandıra vekaletle yönetiliyordu. Kaymakam Hamza Erkal’da o kararnameyle Kandıra’mıza atanmıştı. Hiç birimiz tanımıyorduk onu. Bir gazetecilik merakıyla aradım onu İlçemize atanmadan önce. Çok nazik, kibar ve ciddi bir devlet adamı izlenimi edinmiştim ama yine de bir belirsizlik vardı içimde.

Bugün, İzmit’imizin işgal zulmünden kurtuluşunun yıldönümü.
Önce İngiliz güçleri ve ardından Yunan askerleri tarafından işgal edilen İzmit, bu işgalin ağır bedelini ödemiştir.
O bedelin bir örneği, Bağçeşme Namazgahındaki Şehitliktedir.

Türkiye tarihi, 11 yy. Oğuz ve Türkmen denilen Türk ırkının en kalabalık bir kolunun Anadolu kapısını açarak kendine vatan yapmasıyla başlar. Tarihinin en büyük dönüm noktalarından biri olan 26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi ile Bizans mukavemeti kırılınca artık Türkler karşısında bir ordu kalmayınca, Türkmenler Anadolu’ya yayılmaya ve yurt kurmaya başlamışlardır.
Osman Turan, Malazgirt zaferinin “cihanşümül” bir mana taşıdığı ve tarihte bir dönüm noktası olduğunu ileri sürer. Malazgirt Zaferinin İslam ve Hıristiyan dünyalarının kaderine etki eden öneminden sonra, ilk büyük neticesinin “Anadolu Fethi ve Türkleşmesi” olduğuna dikkat çeker. Şu ifadeler oldukça önemlidir. İslam’ın ilk fetihleriyle sadece kanatları koparılan fakat 10. asırda tekrar kanatlanıp taarruza geçen Bizans, Anadolu fethi ile bel kemiğini kaybederek artık tedrici bir ölüme mahkum edilmiş oldu. Nitekim Malazgirt’ten sonra Bizans’ın mukavemeti kalmadığı için, Türkler birkaç yıl zarfında çadırlarını, Boğazlar, Marmara ve Adalar Denizi Ege sahillerinde dikmeğe başladılar.